Babası dört kolluda gidiyordu yavaş yavaş…
Çocuğun gözlerinde bir damla yaş,
Dünyanın nemi
Sanki bir derece arttı.
Saturday, May 01, 2010
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / EKMEK
EKMEK
Kadın pencereden seslendi…
—Gelirken eve ekmek getirmeyi unutma?
Adam, elini cebine attı…
Eli boşlukta asıldı kaldı…
Kadın pencereden seslendi…
—Gelirken eve ekmek getirmeyi unutma?
Adam, elini cebine attı…
Eli boşlukta asıldı kaldı…
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER/ REÇETE
Adam eczanenin ışıklı penceresinden
Önce, içeriye şöyle bir baktı…
Sonra da elindeki reçeteye…
Avucunda sıkıştırdığı
Tek demir para… Yüreğini yaktı…
Reçeteyi
Peçete gibi
Evirdi, çevirdi…
Küçücük reçete
Dev oldu sanki
Bir yere sığmadı.
En sonunda; yırttı, attı reçeteyi…
Gözündeki yaşlar serçe kanadına bindi
Yel oldu gitti…
Önce, içeriye şöyle bir baktı…
Sonra da elindeki reçeteye…
Avucunda sıkıştırdığı
Tek demir para… Yüreğini yaktı…
Reçeteyi
Peçete gibi
Evirdi, çevirdi…
Küçücük reçete
Dev oldu sanki
Bir yere sığmadı.
En sonunda; yırttı, attı reçeteyi…
Gözündeki yaşlar serçe kanadına bindi
Yel oldu gitti…
Friday, December 04, 2009
Sunday, September 20, 2009
Saturday, September 05, 2009
ŞİİRDELEN
Şiirkondu üssünden
Şiir havalandı
gök delindi...
İki kanat yürek
Bir avuç sevgi
Yüzdürdük gökyüzünde…
O.Yavuz İNAL
07.07.2009/Ankara
Şiir havalandı
gök delindi...
İki kanat yürek
Bir avuç sevgi
Yüzdürdük gökyüzünde…
O.Yavuz İNAL
07.07.2009/Ankara
Monday, August 17, 2009
HERCAİ MENEKŞE
Kimsesiz sokağın çiçekçisi
Gözyaşı ile sular
Hercai mor menekşeyi
Başka masalarda açsın diye...
Gözyaşı ile sular
Hercai mor menekşeyi
Başka masalarda açsın diye...
Saturday, July 18, 2009
TEMMUZ
Bütün istediği
Deniz kabuğuna dokunmaktı.
Çağrısını duydu,
Misafir etti deniz...
Sonra sen
Islanan saçlarını
Savurdun...
Yaz güneşi bu
Saçlarını kuruttu...
Yaz mı?
Güneş mi?
Saçların mı?
Yüreğim tutuştu...
Bundandır işte
Temmuz ayına yangınlığım...
Deniz kabuğuna dokunmaktı.
Çağrısını duydu,
Misafir etti deniz...
Sonra sen
Islanan saçlarını
Savurdun...
Yaz güneşi bu
Saçlarını kuruttu...
Yaz mı?
Güneş mi?
Saçların mı?
Yüreğim tutuştu...
Bundandır işte
Temmuz ayına yangınlığım...
TEMMUZ AKŞAMLARI
Ah! Bu Temmuz akşamları yok mu?
Deli eder insanı deli...
Kiraz mevsimi şimdi
Hadi uzatsana ellerini
Diyerek, karınca kararınca
Seni düşünsem…
Nasıl karpuz kabuğu
Düşer suya?
İşte öyle, düşersin düşlerime
Sere serpe...
Hadi! Çık çıkabilirsen
Ay ışığını doladım bileklerine…
Tutmuşum bir kere
Bırakmam ki ellerini…
Mevsimlerden yaz
Aylardan Temmuz’sa…
Deli eder insanı deli...
Kiraz mevsimi şimdi
Hadi uzatsana ellerini
Diyerek, karınca kararınca
Seni düşünsem…
Nasıl karpuz kabuğu
Düşer suya?
İşte öyle, düşersin düşlerime
Sere serpe...
Hadi! Çık çıkabilirsen
Ay ışığını doladım bileklerine…
Tutmuşum bir kere
Bırakmam ki ellerini…
Mevsimlerden yaz
Aylardan Temmuz’sa…
AYIŞIĞI DOLANMIŞ
Bu Temmuz akşamında
Seyrederken çiçekleri
Arılar kadar sevdalı...
Gördüm...
Bir sardunya
Misafir etmekteydi kelebeği...
Duydum...
Eski bir aşk şarkısıydı
Söyledikleri....
Çözemedim...
Ayışığı dolanmış
Temmuz ayının gizemli tılsımına...
Seyrederken çiçekleri
Arılar kadar sevdalı...
Gördüm...
Bir sardunya
Misafir etmekteydi kelebeği...
Duydum...
Eski bir aşk şarkısıydı
Söyledikleri....
Çözemedim...
Ayışığı dolanmış
Temmuz ayının gizemli tılsımına...
Saturday, April 25, 2009
İÇİM DIŞIM İSTANBUL
Uzun bir ayrılıktan sonra
Yine yüzükoyun düştüm
Karıştım İstanbul'a…
Avuçlarımda pamuklar içinde sakladığım anılar…
Ah… Ulan ah!
Baştan aşağı erguvan Boğaziçi
Ah… Ulan ah!
İçim dışım ebruli…
Boğazın sularına
Bir dalar, bir çıkar
Balık düşlü /simsiyah bir karabatak
Atak mı atak…
Denizi getirir bir martı
Damıtır kadehime döker
Tam gözlerinden içerken İstanbul'u
İstanbul'da akşam olur…
Akşamdan akşama içene
Akşamcı derler./ Akşamcı kim?
İçinde sıla büyüten
Gurbet düşkünü ben kim?
Ah… Ulan ah!
Yine sarhoşum zil zurna
Ah… Ulan ah!
İçim dışım İstanbul.
Ne olur? Tut beni! Tut beni İstanbul!
Zaten çıkmışım yoldan.
Bir de sen…
Bir de sen
Baştan çıkarma…
Yine yüzükoyun düştüm
Karıştım İstanbul'a…
Avuçlarımda pamuklar içinde sakladığım anılar…
Ah… Ulan ah!
Baştan aşağı erguvan Boğaziçi
Ah… Ulan ah!
İçim dışım ebruli…
Boğazın sularına
Bir dalar, bir çıkar
Balık düşlü /simsiyah bir karabatak
Atak mı atak…
Denizi getirir bir martı
Damıtır kadehime döker
Tam gözlerinden içerken İstanbul'u
İstanbul'da akşam olur…
Akşamdan akşama içene
Akşamcı derler./ Akşamcı kim?
İçinde sıla büyüten
Gurbet düşkünü ben kim?
Ah… Ulan ah!
Yine sarhoşum zil zurna
Ah… Ulan ah!
İçim dışım İstanbul.
Ne olur? Tut beni! Tut beni İstanbul!
Zaten çıkmışım yoldan.
Bir de sen…
Bir de sen
Baştan çıkarma…
BEN HİÇ YALNIZ KALMADIM Kİ?
Ağır ateşte pişen
Cezvedeki Türk kahvesi…
Aşk türküleri söyleyen
Avaz avaz serçe sesi…
Kayaları durmaksızın öpen
Su ile toprağın cilvesi…
Ya da başka diyarlardan haber getiren
Ilık rüzgârın nefesi…
Bana hep seni hatırlatır…
Nasıl desem, nasıl anlatsam?
Ben hiç sensiz kalmadım ki,
Yalnız kalayım…
Cezvedeki Türk kahvesi…
Aşk türküleri söyleyen
Avaz avaz serçe sesi…
Kayaları durmaksızın öpen
Su ile toprağın cilvesi…
Ya da başka diyarlardan haber getiren
Ilık rüzgârın nefesi…
Bana hep seni hatırlatır…
Nasıl desem, nasıl anlatsam?
Ben hiç sensiz kalmadım ki,
Yalnız kalayım…
SEVGİNLE SEVİŞEMEDİM
Güneşi sağdım
İçtim ışığını
Yine de…
Gözüne erişemedim.
Lale gül karanfil oldum
Koktum miski amber gibi
Yine de…
Kokuna ulaşamadım.
Kuş oldum uçtum
Koştum kanatlandım
Yine de…
Sana yetişemedim.
Seni sen olduğun için sevdim
Sevindim sevdiğime
Yine de…
Sevginle sevişemedim.
İçtim ışığını
Yine de…
Gözüne erişemedim.
Lale gül karanfil oldum
Koktum miski amber gibi
Yine de…
Kokuna ulaşamadım.
Kuş oldum uçtum
Koştum kanatlandım
Yine de…
Sana yetişemedim.
Seni sen olduğun için sevdim
Sevindim sevdiğime
Yine de…
Sevginle sevişemedim.
Sunday, December 07, 2008
BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN?
Anneciğim,
Şiir defterimi kaybettim
Bana bir şiir yazar mısın?
İçinde sen de ol
Babam da olsun
Hep işte olmasın
Mısır patlatsın geceleri…
Kardeşimin gözleri parıldasın,
Yıldız yıldız olsun,
Neşeyle dolsun…
Çiçeklerin dalları kırılmasın
Meyveler hem sarı, hem kırmızı olsun..
Gecemi aydınlatsın
Ateşböcekleri…
Akşamsefası çiçekleri
Misafirliğe gelsin…
Kuş olsun,
Uçsun uçurtmam…
Arkadaşlarım hepsinin
Renk renk olsun misketleri…
Basıp çiğnediğimiz çimenler
Gıdıklansın...
Önce gülümsesin,
Sonra atsın kahkaha…
İşte ben bunları yazacaktım.
Şiir defterimi kaybettim…
Anneciğim,
Bana bunları yazar mısın?
Şiir defterimi kaybettim
Bana bir şiir yazar mısın?
İçinde sen de ol
Babam da olsun
Hep işte olmasın
Mısır patlatsın geceleri…
Kardeşimin gözleri parıldasın,
Yıldız yıldız olsun,
Neşeyle dolsun…
Çiçeklerin dalları kırılmasın
Meyveler hem sarı, hem kırmızı olsun..
Gecemi aydınlatsın
Ateşböcekleri…
Akşamsefası çiçekleri
Misafirliğe gelsin…
Kuş olsun,
Uçsun uçurtmam…
Arkadaşlarım hepsinin
Renk renk olsun misketleri…
Basıp çiğnediğimiz çimenler
Gıdıklansın...
Önce gülümsesin,
Sonra atsın kahkaha…
İşte ben bunları yazacaktım.
Şiir defterimi kaybettim…
Anneciğim,
Bana bunları yazar mısın?
HATIRDA KALMAZ
Seni sevdiğimi
Satır satır yazmalıyım,
Dağa, taşa
Yazabildiğim her yere, her şeye
Satır satır yazmalıyım...
Niye diye sorma?
Hayat güzel anılar kadar kısa.
Hatırda kalmaz sevdiceğim
Satırda kalır...
Satır satır yazmalıyım,
Dağa, taşa
Yazabildiğim her yere, her şeye
Satır satır yazmalıyım...
Niye diye sorma?
Hayat güzel anılar kadar kısa.
Hatırda kalmaz sevdiceğim
Satırda kalır...
İSTANBUL YÜKLÜ KALÇALAR
Sen yürürken Boğaziçi’nde
Hele bir de martılar;
Maviler getirir,
Maviler götürürse...
O zaman işte,
İstanbul yüklü kalçalar
Bir Asya,
Bir Avrupa olur.
Gönlüm huzur bulur.
Hele bir de martılar;
Maviler getirir,
Maviler götürürse...
O zaman işte,
İstanbul yüklü kalçalar
Bir Asya,
Bir Avrupa olur.
Gönlüm huzur bulur.
Friday, August 15, 2008
ELMA ŞEKERİ
Bahçemdeki
Elma ağacı
Bu sene iyi
Ürün verdi.
Ama sen
Bütün askerlerini
Bahçeme göndermişsin.
Elma şekeri
Yemeleri için.
Elma ağacı
Bu sene iyi
Ürün verdi.
Ama sen
Bütün askerlerini
Bahçeme göndermişsin.
Elma şekeri
Yemeleri için.
Subscribe to:
Posts (Atom)
