“Her şeyin,
Herkesin
Bir fiyatı var.”
Der, dururdu…
Elime bir gün
Fiyat katalog rehberi geçti.
Adını “değersiz mallar” sınıfında gördüm.
Wednesday, June 29, 2011
Saturday, July 17, 2010
HAZİNE
"Gurbette sert esiyor yalnızlık."
Ne iyi etmişim de
Bir bir biriktirmişim
Gülümsemelerini...
Şimdi bozdurup bozdurup harcıyorum
Tükenmiyor hazinem...
Ne iyi etmişim de
Bir bir biriktirmişim
Gülümsemelerini...
Şimdi bozdurup bozdurup harcıyorum
Tükenmiyor hazinem...
Friday, July 16, 2010
YAĞMUR
Bu karabasan yüklü
Karanlık gecenin üstüne...
İçime içime
Yağsana yağmur...
Ne iyi olur!
Temizlesen yüreğimi...
Karanlık gecenin üstüne...
İçime içime
Yağsana yağmur...
Ne iyi olur!
Temizlesen yüreğimi...
SEN ve EVREN
Ey sevgili,
Dünya bir atom zerresi
Kadar ise Evren’de…
Sen ne kadar
Büyüksün Dünya’da
Düşünsene...
Dünya bir atom zerresi
Kadar ise Evren’de…
Sen ne kadar
Büyüksün Dünya’da
Düşünsene...
MÜEBBET
Öldürünce zamanı
Hemen kestiler cezamı...
Müebbet verdiler hem de
Şimdi prangalı esiriyim hayatın...
Hemen kestiler cezamı...
Müebbet verdiler hem de
Şimdi prangalı esiriyim hayatın...
Sunday, July 04, 2010
BİLİNEN HİKÂYE
Adam, kadının peşinden
O kadar çok koştu ki…
Adamın süratinden
Başı döndü kadının…
Ve sonunda
“Evet” dedi nikâh masasında…
Şimdi, bir çocuk tutmakta
Kadının eteklerini…
Adamın yanında
Başka başka kadınlar var…
O kadar çok koştu ki…
Adamın süratinden
Başı döndü kadının…
Ve sonunda
“Evet” dedi nikâh masasında…
Şimdi, bir çocuk tutmakta
Kadının eteklerini…
Adamın yanında
Başka başka kadınlar var…
Tuesday, June 15, 2010
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / TOZ DUMAN
Onu bildim bileli
Hızlı yaşamayı severdi.
Tozu dumana kattı.
Ve...
Toz duman içinde kayboldu
Gitti...
Hızlı yaşamayı severdi.
Tozu dumana kattı.
Ve...
Toz duman içinde kayboldu
Gitti...
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / HAKKI USTA
Onu bildim bileli
Aç kalmamak için
Çok çalıştı, çabaladı
Taştan çıkardı ekmeğini…
Yetmedi…
"-Değil aslanın ağzından
Midesinden çıkarırım" dedi
"Bir somun ekmeğimi."
Çıkardı da…
Ve çeyrek ekmeklik kısmını
Vergi diye ödedi…
O.Yavuz İNAL
Aç kalmamak için
Çok çalıştı, çabaladı
Taştan çıkardı ekmeğini…
Yetmedi…
"-Değil aslanın ağzından
Midesinden çıkarırım" dedi
"Bir somun ekmeğimi."
Çıkardı da…
Ve çeyrek ekmeklik kısmını
Vergi diye ödedi…
O.Yavuz İNAL
Saturday, May 01, 2010
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / DÜNYANIN NEMİ
Babası dört kolluda gidiyordu yavaş yavaş…
Çocuğun gözlerinde bir damla yaş,
Dünyanın nemi
Sanki bir derece arttı.
Çocuğun gözlerinde bir damla yaş,
Dünyanın nemi
Sanki bir derece arttı.
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / EKMEK
EKMEK
Kadın pencereden seslendi…
—Gelirken eve ekmek getirmeyi unutma?
Adam, elini cebine attı…
Eli boşlukta asıldı kaldı…
Kadın pencereden seslendi…
—Gelirken eve ekmek getirmeyi unutma?
Adam, elini cebine attı…
Eli boşlukta asıldı kaldı…
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER/ REÇETE
Adam eczanenin ışıklı penceresinden
Önce, içeriye şöyle bir baktı…
Sonra da elindeki reçeteye…
Avucunda sıkıştırdığı
Tek demir para… Yüreğini yaktı…
Reçeteyi
Peçete gibi
Evirdi, çevirdi…
Küçücük reçete
Dev oldu sanki
Bir yere sığmadı.
En sonunda; yırttı, attı reçeteyi…
Gözündeki yaşlar serçe kanadına bindi
Yel oldu gitti…
Önce, içeriye şöyle bir baktı…
Sonra da elindeki reçeteye…
Avucunda sıkıştırdığı
Tek demir para… Yüreğini yaktı…
Reçeteyi
Peçete gibi
Evirdi, çevirdi…
Küçücük reçete
Dev oldu sanki
Bir yere sığmadı.
En sonunda; yırttı, attı reçeteyi…
Gözündeki yaşlar serçe kanadına bindi
Yel oldu gitti…
Friday, December 04, 2009
Sunday, September 20, 2009
Saturday, September 05, 2009
ŞİİRDELEN
Şiirkondu üssünden
Şiir havalandı
gök delindi...
İki kanat yürek
Bir avuç sevgi
Yüzdürdük gökyüzünde…
O.Yavuz İNAL
07.07.2009/Ankara
Şiir havalandı
gök delindi...
İki kanat yürek
Bir avuç sevgi
Yüzdürdük gökyüzünde…
O.Yavuz İNAL
07.07.2009/Ankara
Monday, August 17, 2009
HERCAİ MENEKŞE
Kimsesiz sokağın çiçekçisi
Gözyaşı ile sular
Hercai mor menekşeyi
Başka masalarda açsın diye...
Gözyaşı ile sular
Hercai mor menekşeyi
Başka masalarda açsın diye...
Saturday, July 18, 2009
TEMMUZ
Bütün istediği
Deniz kabuğuna dokunmaktı.
Çağrısını duydu,
Misafir etti deniz...
Sonra sen
Islanan saçlarını
Savurdun...
Yaz güneşi bu
Saçlarını kuruttu...
Yaz mı?
Güneş mi?
Saçların mı?
Yüreğim tutuştu...
Bundandır işte
Temmuz ayına yangınlığım...
Deniz kabuğuna dokunmaktı.
Çağrısını duydu,
Misafir etti deniz...
Sonra sen
Islanan saçlarını
Savurdun...
Yaz güneşi bu
Saçlarını kuruttu...
Yaz mı?
Güneş mi?
Saçların mı?
Yüreğim tutuştu...
Bundandır işte
Temmuz ayına yangınlığım...
TEMMUZ AKŞAMLARI
Ah! Bu Temmuz akşamları yok mu?
Deli eder insanı deli...
Kiraz mevsimi şimdi
Hadi uzatsana ellerini
Diyerek, karınca kararınca
Seni düşünsem…
Nasıl karpuz kabuğu
Düşer suya?
İşte öyle, düşersin düşlerime
Sere serpe...
Hadi! Çık çıkabilirsen
Ay ışığını doladım bileklerine…
Tutmuşum bir kere
Bırakmam ki ellerini…
Mevsimlerden yaz
Aylardan Temmuz’sa…
Deli eder insanı deli...
Kiraz mevsimi şimdi
Hadi uzatsana ellerini
Diyerek, karınca kararınca
Seni düşünsem…
Nasıl karpuz kabuğu
Düşer suya?
İşte öyle, düşersin düşlerime
Sere serpe...
Hadi! Çık çıkabilirsen
Ay ışığını doladım bileklerine…
Tutmuşum bir kere
Bırakmam ki ellerini…
Mevsimlerden yaz
Aylardan Temmuz’sa…
AYIŞIĞI DOLANMIŞ
Bu Temmuz akşamında
Seyrederken çiçekleri
Arılar kadar sevdalı...
Gördüm...
Bir sardunya
Misafir etmekteydi kelebeği...
Duydum...
Eski bir aşk şarkısıydı
Söyledikleri....
Çözemedim...
Ayışığı dolanmış
Temmuz ayının gizemli tılsımına...
Seyrederken çiçekleri
Arılar kadar sevdalı...
Gördüm...
Bir sardunya
Misafir etmekteydi kelebeği...
Duydum...
Eski bir aşk şarkısıydı
Söyledikleri....
Çözemedim...
Ayışığı dolanmış
Temmuz ayının gizemli tılsımına...
Saturday, April 25, 2009
İÇİM DIŞIM İSTANBUL
Uzun bir ayrılıktan sonra
Yine yüzükoyun düştüm
Karıştım İstanbul'a…
Avuçlarımda pamuklar içinde sakladığım anılar…
Ah… Ulan ah!
Baştan aşağı erguvan Boğaziçi
Ah… Ulan ah!
İçim dışım ebruli…
Boğazın sularına
Bir dalar, bir çıkar
Balık düşlü /simsiyah bir karabatak
Atak mı atak…
Denizi getirir bir martı
Damıtır kadehime döker
Tam gözlerinden içerken İstanbul'u
İstanbul'da akşam olur…
Akşamdan akşama içene
Akşamcı derler./ Akşamcı kim?
İçinde sıla büyüten
Gurbet düşkünü ben kim?
Ah… Ulan ah!
Yine sarhoşum zil zurna
Ah… Ulan ah!
İçim dışım İstanbul.
Ne olur? Tut beni! Tut beni İstanbul!
Zaten çıkmışım yoldan.
Bir de sen…
Bir de sen
Baştan çıkarma…
Yine yüzükoyun düştüm
Karıştım İstanbul'a…
Avuçlarımda pamuklar içinde sakladığım anılar…
Ah… Ulan ah!
Baştan aşağı erguvan Boğaziçi
Ah… Ulan ah!
İçim dışım ebruli…
Boğazın sularına
Bir dalar, bir çıkar
Balık düşlü /simsiyah bir karabatak
Atak mı atak…
Denizi getirir bir martı
Damıtır kadehime döker
Tam gözlerinden içerken İstanbul'u
İstanbul'da akşam olur…
Akşamdan akşama içene
Akşamcı derler./ Akşamcı kim?
İçinde sıla büyüten
Gurbet düşkünü ben kim?
Ah… Ulan ah!
Yine sarhoşum zil zurna
Ah… Ulan ah!
İçim dışım İstanbul.
Ne olur? Tut beni! Tut beni İstanbul!
Zaten çıkmışım yoldan.
Bir de sen…
Bir de sen
Baştan çıkarma…
Subscribe to:
Posts (Atom)
