Düşe kalka
Koşulur aşka
Düşe kalka…
Hele bir de
Yanmış, kül olmuşsan el ele
İki gönül, iki serçe...
14 Şubat 2012/ Ankara
Tuesday, February 14, 2012
Wednesday, August 31, 2011
BARIŞ OLSUN EN GÜZEL HEDİYE
Bugün Bayram
Hadi küçüğüm
Oyun senin hakkın
“Birdirbir” oyna
Salıncağa bin…
Oynama sakın…
Oyuncak da olsa silahla…
Kurşun askerlerle…
Kuşun kanadıyla getirilen
Barış olsun,
Sana en güzel hediye…
Bugün bayram küçüğüm…
Elma şekeri ye…
Kurşun yerine…
-Daima ve sonsuza kadar-
İstanbul 01.09.2011
Hadi küçüğüm
Oyun senin hakkın
“Birdirbir” oyna
Salıncağa bin…
Oynama sakın…
Oyuncak da olsa silahla…
Kurşun askerlerle…
Kuşun kanadıyla getirilen
Barış olsun,
Sana en güzel hediye…
Bugün bayram küçüğüm…
Elma şekeri ye…
Kurşun yerine…
-Daima ve sonsuza kadar-
İstanbul 01.09.2011
Monday, August 29, 2011
Wednesday, July 27, 2011
Sunday, July 10, 2011
Friday, July 01, 2011
Wednesday, June 29, 2011
KIYMET BİMEZ
“Her şeyin,
Herkesin
Bir fiyatı var.”
Der, dururdu…
Elime bir gün
Fiyat katalog rehberi geçti.
Adını “değersiz mallar” sınıfında gördüm.
Herkesin
Bir fiyatı var.”
Der, dururdu…
Elime bir gün
Fiyat katalog rehberi geçti.
Adını “değersiz mallar” sınıfında gördüm.
Saturday, July 17, 2010
HAZİNE
"Gurbette sert esiyor yalnızlık."
Ne iyi etmişim de
Bir bir biriktirmişim
Gülümsemelerini...
Şimdi bozdurup bozdurup harcıyorum
Tükenmiyor hazinem...
Ne iyi etmişim de
Bir bir biriktirmişim
Gülümsemelerini...
Şimdi bozdurup bozdurup harcıyorum
Tükenmiyor hazinem...
Friday, July 16, 2010
YAĞMUR
Bu karabasan yüklü
Karanlık gecenin üstüne...
İçime içime
Yağsana yağmur...
Ne iyi olur!
Temizlesen yüreğimi...
Karanlık gecenin üstüne...
İçime içime
Yağsana yağmur...
Ne iyi olur!
Temizlesen yüreğimi...
SEN ve EVREN
Ey sevgili,
Dünya bir atom zerresi
Kadar ise Evren’de…
Sen ne kadar
Büyüksün Dünya’da
Düşünsene...
Dünya bir atom zerresi
Kadar ise Evren’de…
Sen ne kadar
Büyüksün Dünya’da
Düşünsene...
MÜEBBET
Öldürünce zamanı
Hemen kestiler cezamı...
Müebbet verdiler hem de
Şimdi prangalı esiriyim hayatın...
Hemen kestiler cezamı...
Müebbet verdiler hem de
Şimdi prangalı esiriyim hayatın...
Sunday, July 04, 2010
BİLİNEN HİKÂYE
Adam, kadının peşinden
O kadar çok koştu ki…
Adamın süratinden
Başı döndü kadının…
Ve sonunda
“Evet” dedi nikâh masasında…
Şimdi, bir çocuk tutmakta
Kadının eteklerini…
Adamın yanında
Başka başka kadınlar var…
O kadar çok koştu ki…
Adamın süratinden
Başı döndü kadının…
Ve sonunda
“Evet” dedi nikâh masasında…
Şimdi, bir çocuk tutmakta
Kadının eteklerini…
Adamın yanında
Başka başka kadınlar var…
Tuesday, June 15, 2010
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / TOZ DUMAN
Onu bildim bileli
Hızlı yaşamayı severdi.
Tozu dumana kattı.
Ve...
Toz duman içinde kayboldu
Gitti...
Hızlı yaşamayı severdi.
Tozu dumana kattı.
Ve...
Toz duman içinde kayboldu
Gitti...
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / HAKKI USTA
Onu bildim bileli
Aç kalmamak için
Çok çalıştı, çabaladı
Taştan çıkardı ekmeğini…
Yetmedi…
"-Değil aslanın ağzından
Midesinden çıkarırım" dedi
"Bir somun ekmeğimi."
Çıkardı da…
Ve çeyrek ekmeklik kısmını
Vergi diye ödedi…
O.Yavuz İNAL
Aç kalmamak için
Çok çalıştı, çabaladı
Taştan çıkardı ekmeğini…
Yetmedi…
"-Değil aslanın ağzından
Midesinden çıkarırım" dedi
"Bir somun ekmeğimi."
Çıkardı da…
Ve çeyrek ekmeklik kısmını
Vergi diye ödedi…
O.Yavuz İNAL
Saturday, May 01, 2010
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / DÜNYANIN NEMİ
Babası dört kolluda gidiyordu yavaş yavaş…
Çocuğun gözlerinde bir damla yaş,
Dünyanın nemi
Sanki bir derece arttı.
Çocuğun gözlerinde bir damla yaş,
Dünyanın nemi
Sanki bir derece arttı.
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER / EKMEK
EKMEK
Kadın pencereden seslendi…
—Gelirken eve ekmek getirmeyi unutma?
Adam, elini cebine attı…
Eli boşlukta asıldı kaldı…
Kadın pencereden seslendi…
—Gelirken eve ekmek getirmeyi unutma?
Adam, elini cebine attı…
Eli boşlukta asıldı kaldı…
ŞİİRLERLE ÖYKÜLER/ REÇETE
Adam eczanenin ışıklı penceresinden
Önce, içeriye şöyle bir baktı…
Sonra da elindeki reçeteye…
Avucunda sıkıştırdığı
Tek demir para… Yüreğini yaktı…
Reçeteyi
Peçete gibi
Evirdi, çevirdi…
Küçücük reçete
Dev oldu sanki
Bir yere sığmadı.
En sonunda; yırttı, attı reçeteyi…
Gözündeki yaşlar serçe kanadına bindi
Yel oldu gitti…
Önce, içeriye şöyle bir baktı…
Sonra da elindeki reçeteye…
Avucunda sıkıştırdığı
Tek demir para… Yüreğini yaktı…
Reçeteyi
Peçete gibi
Evirdi, çevirdi…
Küçücük reçete
Dev oldu sanki
Bir yere sığmadı.
En sonunda; yırttı, attı reçeteyi…
Gözündeki yaşlar serçe kanadına bindi
Yel oldu gitti…
Friday, December 04, 2009
Subscribe to:
Posts (Atom)

